James Webb boş görünen noktada aynı sinyali 88 gün arayla iki kez yakaladı
James Webb, Hubble Ultra Derin Alanı'nda görünür kaynağı olmayan parlak bir ışık sinyalini 88 gün arayla iki kez kaydetti. Gökbilimciler kökeni tartışıyor.

Bilim dünyası şokta! 3 ay arayla aynı sinyal tekrar yakalandı https://t.co/JifqBhUXvi
Sözcü paylaşımını X'te gör
James Webb Uzay Teleskobu, daha önceki gözlemlerde hiçbir cisim görülmeyen bir gökyüzü noktasından gelen parlak bir kızılötesi sinyali 88 gün arayla iki kez kaydetti. Minnesota Üniversitesi’nden astrofizikçi Mason Huberty ve ekibinin yürüttüğü çalışmada sinyal, 2023’ün ağustos ve kasım aylarında yapılan gözlemlerde ortaya çıktı. Sinyalin geldiği yer, güney gökyüzündeki Ocak takımyıldızı yönünde bulunan Hubble Ultra Derin Alanı. Sonuçlar The Astrophysical Journal’da yayımlandı. Sözcü, X hesabından yaptığı paylaşımda gelişmeyi bilim dünyasında şaşkınlık yaratan bir keşif olarak aktardı. Almanca yayın yapan scinexx ve futurezone da çalışmanın ayrıntılarını benzer biçimde verdi.
Alışılmadık yöntem, beklenmedik sonuç
Araştırmacılar Webb’in Yakın Kızılötesi Spektrografı NIRSpec’i her zamankinden farklı kullandı. Normalde bu cihaz önceden belirlenmiş, bilinen gök cisimlerine yöneltilir. Huberty’nin ekibi ise cihazın mikro kapakçıklarının yüzde 90’dan fazlasını açık bıraktı. Ölçümleri bozabilecek önplandaki cisimleri örten kapakçıklar kapalı tutuldu, geri kalanlar açıldı. Böylece kimsenin hedeflemediği noktalardan gelen ışık da kayda girdi.
Seçilen bölge gökbilimin en çok incelenmiş alanlarından biri. Hubble bu küçük bölgeye 270 saatten uzun süre baktı ve alanda yaklaşık 10 bin galaksi bulunuyor. Taramada yedi güvenilir emisyon çizgisi saptandı. Bunların altısı bilinen uzak galaksilerle eşleşti. Yedincisinin ise bilinen hiçbir kaynakla bağlantısı kurulamadı.
- Dalga boyu: yaklaşık 1,6 mikrometrede tek ve parlak bir çizgi
- Gözlemler: Ağustos ve Kasım 2023, aralarında 88 gün var
- Tekrar: dört ayrı birleşik pozlama setinde ve iki farklı gözlem açısında görüldü
- Önceki kayıt: Ekim 2022’deki Webb görüntüsünde aynı noktada hiçbir şey yok
Ekibe göre sinyalin farklı açılarda ve tekrar tekrar ortaya çıkması, cihaz kaynaklı bir hata ihtimalini zayıflatıyor. Sinyal 2022 sonbaharındaki görüntüde fark edilmeyecek kadar sönük de değil. Bu da kaynağın o tarihte henüz var olmadığını ya da sonradan aniden parladığını düşündürüyor.
Dört olasılık var, hiçbiri tam oturmuyor
Kaynağın uzaklığı belirsiz. Evrenin genişlemesi ışığı gerdiği için tek bir çizgiye bakarak mesafeyi kestirmek zor. Bu yüzden sinyal çok uzaktaki son derece enerjik bir kaynaktan da, daha yakındaki daha sönük bir cisimden de geliyor olabilir. Araştırmacılar dört açıklama üzerinde duruyor:
- Erken evrenden bir galaksi: Işığın o dönemdeki nötr hidrojeni aşması zor olurdu, cisim önceki görüntülerde de görünmeliydi.
- Daha geç döneme ait bir galaksi: Bu durumda başka emisyon çizgileri de görülmesi beklenirdi.
- Süpernova patlaması: Bu da ek çizgiler üretmeliydi.
- Bir yıldızı parçalayan kara delik: Güçlü tek bir çizgi üretebilir, ama bunu destekleyecek kanıt henüz yetersiz.
Yani elde, en kalabalık gökyüzü haritalarından birinin ortasında aniden beliren ve hangi tür cisme ait olduğu bilinmeyen bir ışık var. Ekip, eldeki verilerle kesin bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığını kabul ediyor.
Sırada ne var?
Çalışmanın yöntem açısından da önemli bir mesajı var: Spektrograf hedefsiz biçimde gökyüzüne açıldığında, en iyi bilinen bölgelerde bile beklenmedik olaylar yakalanabiliyor. Araştırmacılar, sinyalin kaynağını ve uzaklığını belirlemek, yani erken evrenden mi geldiğini yoksa geçici bir olaydan mı kaynaklandığını anlamak için o noktanın ve çevresindeki galaksilerin daha derin spektroskopik gözlemlerle incelenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu sorular yanıtlanana kadar, Hubble Ultra Derin Alanı’ndaki bu ışık gökbilimin açık dosyalarından biri olarak kalacak.
Kaynak: Sözcü (X), Sözcü, scinexx, futurezone
Hubble Ultra Derin AlanıJames Webb Uzay TeleskobuMinnesota Üniversitesi